16 Ağustos 1863'de, Hz. Bahaullah Osmanlı Devleti'nin başkenti olan İstanbul'a ailesi ile beraber gelmiş ve İstanbul'da 4 ay kalmıştır. Hz. Bahaullah İstanbul'da iki tane ev değiştirmiştir. Biri Hırka-i Şerif camiinin yakınındaki Şemsi Beyin iki katlı evi diğeri ise Fatih Sultan Mehmet Camii’ne yakın üç katlı Veysi Paşanın evidir* bu evde Hz. Bahaullah 3 ay kalmıştır. (Bugün, her iki ev de mevcut değildir.)
Hz. Bahaullah’ın İstanbul'da yazdığı levih;
19 Ekim 1863 tarihinde Hz. Bab'ın Emrini açıklamasının yıl dönümü münasebetiyle Hz. Bahaullah'ın Kendi el yazısı ile Arapça lisanında, İstanbul’da güzel bir Levih nazil olmuştu. Bu Levih adını birinci ayetten alarak Nakus Levhi (Çan Levhi) diye bilinmektedir. Aynı zamanda bu Levh'e “Subhanike Ya Hu” olarak da değinilmektedir. Hz. Bahaullah Levh'e şöyle başlar:
"Ey eşsiz Tanrının keşişi! Allah'ın Günü..”
Hz. Bahaullah’ın İstanbul'da yazdığı eser;
Hz. Bahaullah'ın İstanbul’da izhar ettikleri en güzel eserlerinden birisi MESNEVİ’DİR. Bu eser, İran şiirinin bir şaheseridir ve terkibi, güzelliği ve kudreti ile tanınır ve O’nun şiirleri arasında insanın ruhunu en çok etkileyen bir şiir olarak bilinir.
Hz. Bahaullah İstanbul'da 4 ay kaldıktan sonra Edirne'ye olan yolculuğu başlamıştır. Yolculuk 12 gün sürmüştür. Hz. Bahaullah 12 Aralık 1863 tarihinde Edirne'ye gelmiştir.
*Hz. Bahaullah'ın Zuhuru Cilt 2 ve Ruhi Enstitüsü Kitap 4 kitaplarından yararlanılmıştır.
|